Malum 28 Şubat hakkında çok yazıldı çizildi, konuşuldu. Merhum araştırmacı yazar M. Ali Birand "SON DARBE 28 ŞUBAT" Belgeseliyle o döneme dair birçok yetkiliye mikrofon uzattı. Röportajlar yaptı. Tv programları tertipledi. 28 Şubat'a dair belki de en geniş kapsamlı çalışmalara imza atan Birand, en nihayet durumu şöyle özetliyordu;

 

                "Laik kesim 28 Şubat'ı, Demokrasimize Balans Ayarı yapmak diye yola çıktı. Öyle bir balans ayarı yaptı ki, koruyup kollamaya çalıştığımız arabanın frenleri patladı, tekerlekleri fırladı ve karşıdaki duvara çarptı. Param parça oldu. Yerine bambaşka bir yapı doğdu. Bu yapının adı Ak Parti, lideri de Recep Tayyip Erdoğan oldu."                                                                 29 Şubat 2012 MİLLİYET

                Yine bu konuda Milli İstihbarat Teşkilatı üyesi Mahir Kaynak'ın, kızı uluslararası ilişkiler uzmanı Prof. Dr. Deniz Ülke Arıboğan, 28 Şubat'ın konu edildiği bir televizyon programında;

                “Rejime, çerçevenin dışında bir şey çarptı” tespitinde bulunmuştu.

 

                Hadiselerin üzerinden geçen 15 yılın ardından 28 Şubat'a dair yapılan bu tespit ve itiraflar; bizleri 15 yıl öncesinde hadiselerin yaşandığı anda kaleme alınıp yayınlanmış, TAHŞİYE kitabına götürdü.

                Anlaşılan o ki, Müslim Gündüz Efendi'nin 15 yıl önce cezaevinde kaleme aldığı mektuplarda dile getirdiği tespitler, yıllar sonra işin hakikatine vasıl olan bir kısım araştırmacılar tarafından teyit ediliyordu.

                İşte hadiselerin yaşandığı hengâmda, Müslim Efendi'nin yapmış olduğu o ibretamiz açıklamalardan birkaçı;

                Türkiyede dönüm noktsı 28 Şubat değil, 28 Aralık 1996 dır. Vesilesi ne olursa olsun neticede hükmeden yine Risale-i Nur olmuştur. Acaba 28 Aralık 96 zelzelesi olmasaydı laik rejimin temel taşları başka hangi hadiseyle oynatılabilirdi.         19 Ocak 1998 M. Gündüz (TAHŞİYE Kitabı 83.Lahika)

                Rejim neyi var neyi yoksa bizi söndürmek için seferber etti. Bu onlar için sonun başlangıcıydı...                      8 Aralık 1997 M. Gündüz (TAHŞİYE  29. lahika)

                Eğer bunlar yaptıkları bu zulümlerle İslamiyet'e ne kadar hizmet ettiklerini bilselerdi kat'iyyen yapmazlardı… 29 Eylül 1997 M. Gündüz (TAHŞİYE 69.L)

                Kadıköy hadisesi sonun başlangıcını başlatan tetiğe basılma hadisesi olmuştur. Müslümanların, hususan siyasilerin gafletleri ehl-i gaflete cesaret verdi, melanetlerini arttırıp cezaya istihkaklarını tacil eyledi vs. vs…                   2 Şubat 1998 M. Gündüz (TAHŞİYE 112. Lahika)

                Evet bu şaşkın rejim kurulduğu günden bu güne kadar yaptığı yanlışlara bir yenisini; Aczmendiye ilişmekle tekrar yaptı...    16 Şubat 1998 M.Gündüz (TAHŞİYE  205. lahika)

                Kardaşım gerek 1996 Ekiminde Kocatepe camiindeki Aczmendi hadisesinde ve gerekse 1996 Aralık ayının 28'inde İstanbul Kadıköy'deki Müslim Gündüz hadisesinde de DEMOKRATİK, LAİK REJİM, bir daha aklını başına alamayacak derecede ağır darbeler almıştır. Dayandığı bütün temel fasit fiyaskoları açığa çıkmış, bu sebeple de yavaş yavaş kendisini imha eden bir robot adam gibi mukadder olan sonuna doğru büyük bir hızla koşmaktadır. 25 mayıs 1998 M. Gündüz (TAHŞİYE  313. lahika)

                Bu toplumla aranızda çağ farkı olduğundan dolayı sizi anlamaları çok geç olacak, onların hepsinin adına ben sizden özür diliyorum.                  15 Şubat 1998 Komünist BÜNYAMİN (TAHŞİYE  245. Lahika)

Yükleniyor