BAŞBAKANLIK YÜKSEK KATINA

Ankara

         1920 tarihinden başlayarak bir-iki seneye kadar pasif ve ondan sonra da alenî bir şekilde Şeriat-ı Muhammediye’ye devlet ağzıyla yapılan küfür ve hareketler artık sabrımızı taşırmak noktasına gelmiştir. Bu hal dünyanın hiç bir devletinde ve tarihin hiçbir devrinde görülmüş değildir. Görülmüş müdür ki, bir millet bütün bir dünya tarafından işgal edilsin, esarete alınmak istensin, zincire vurulsun; fakat o millet örfünü, an'anesini, dinini, namusunu ve vatanını bir şahlanışla kurtarsın; idaresini, kendisinden zannettiği insanlara versin de, bu sefer o idareciler, hiçbir düşmanın yapamayacağı her türlü hakareti kendi mazlum milletine çektirsin?

         Evet, devletin küfrettiği Şeriat Kanunları; Müslümanın namazı demektir, şeriat zekat demektir, şeriat oruç demektir ve kelime-i şehadet demektir. Şeriat, Beytullah, Peygamber ve Allah demektir. Şeriat Kur'an-ı Azimüşşan demektir. İşte devlet Şeriat'a küfretmekle bütün bunlara küfretmektedir. Acaba devlet bu büyük küfürbazlığa ne zamana kadar müsaade edecektir? Acaba bu devlet, milletim dediği insanların en mukaddes varlıklarına hakaret etmekten ne zaman vazgeçecektir?

         Nerede bir imansız, Allah'ın gazabına uğrasa, ne zaman bir 23 Nisan, bir 19 Mayıs veya bilmem hangi gün olsa; devletin bütün ağızları en sunturlu küfürlerle Allah'ın nizamına ve müslümanın dinine, namusuna karşı hücumca geçerler.

         Devlet, bu laiklik hastalığına tutulan dinsiz imansız sürülerin sokakları doldurup müslümanların herşeyi demek olan Şeriat'a küfrettirmeyi önleyemezse, bizlere nefsi müdafaa hakkı doğmaz mı?

         Bizler asayişi bozmak taraftarı değiliz. Bizler bu topraklarda kan dökülmesini istemiyoruz. Fakat bizden olduğunu bir türlü isbat edemeyen bu devlet de, bütün dünyada bilir ki: Allah göstermesin, Kur'an uğrunda fiilî bir mücadeleye icbar edilirsek, kafirlerin dünyaları başlarına zindan olur, pis canlarını cehenneme gitmekten kurtaramazlar.

         Biz hükümetin başı olan sizlerden bu küfürbazlığa bir son verdirmenizi ve her vesile ile inançlarımıza hakaretler yağdırılmasının bilhassa bunu vergilerimizle beslenen devletin selâhiyetli ağızlarıyla yapılmasının, önlenmesini talep ediyoruz. Yetmiş senelik T.C. idaresinin bir tek defa olsun bu milletin hükümeti olduğunu isbat etmesini sizlerden görmek istiyoruz.

         Son sözümüz "Hasbünallahi ve nimel vekil"dir.

                                                                    Aczmendi Mensupları Namına,

H. Müslim Gündüz

Yükleniyor